16 Tem 2007

Arap diyor ki:


Seyahat ne kadar rahat ve eğlenceli olursa olsun yine için için anlaşılmaz bir endişe tohumu taşır. En iptidaî ve ağır kervan yürüyüşlerinden en süslü ekspres ve en mutantan vapur seyahatlerine kadar yolculuğun bütün çeşitlerini tecrübe ettim, hepsinde de aynı gizli acının içimi ısırdığını duydum.

Ahmet Haşim
Frankfurt Seyahatnamesi, YKY, 1933(2004), s.21

2 yorum:

berceste dedi ki...

selâm; kelâmın önünde...

efendim ben de şu ikinci t'den zede olaraktan blogumu yeni açmış olduğum zamanlarda tanıştım zât_ı âlinizle !
linklerle mi oynuyorum ne yapıyorsam artık rehavet'in linkini tek "t"de bırakmış,ve ismine tıklayınca da "yâ hû burası neresi,rehavet havasını değiştirdi herhal ,maşallah kendisinin de hızına yetişilmiyor ! diye düşünmüş idim..(takır takır yeni yazılar da eklemiş gibilerinden..)lakin bir anlık sarhoşluğu atlattıktan sonra hicap ede ede sayfanızı terkidiyâr eylemiştim..hani şu şu aylarda ..hah işte o bendim :)
madem ki bizim rehavetimiz sizi linklerine eklemiş,madem ki siz dahi kendisine yorum bırakmışsınız,birinci dereceden akraba sayılırız..ve bu minvalde sayfanıza link vermek benim için de onur olacaktır..



bâki selam eder,esenlikler sunarım !

berceste dedi ki...

haa bir de ne diyordu koca yavuz;

" bu cihân iki hükümdara dar,birine de fazla gelir ! "

ikinizde vazgeçmeyin rehavet'likten!
gerçi siz aranızda hallettiniz zâti,bize de söz düşmez..

söz sultanları yanında,susmayı bilmeli..