30 Nis 2008

Affan Baba

Affan Baba'ya sayacağım parayı denkleştiremedim, size af demeye geldim.

7 Nis 2008

Düğün

Birkaç gün süren "düğüncülük" tecrübemden çıkardığım bazı sonuçlar var:

- Bildiğimiz anlamda düğünün kendisi çok sıkıcı bir etkinlik, mutlaka alkol alınmalı.

- Toplanma vesilesi olarak düğün korunması gereken bir müessese. "Bu ekip bundan sonra ancak cenazede toplanır!" dendi mesela o gece, üzüldüm...

- Kadınlar, erkeklerden daha çok önem veriyor düğüne. Katılımcı olsalar da...

- Düğün salonlarında, gelin odasında votka-vişne götürme müessesi yavaş yavaş kayboluyor, bu konuda yetkililer önlem alsın. Aysun Kayacı'yla Pınar Kür'ü göreve çaığırıyorum.

- Düğün salonlarında sigara içilmemesi çok isabetli olmuş.

- Çalgıcılar yeni yeni adet çıkarmış, bet sesleriyle söyledikleri orgu bol kaçmış şarkı ve türküler yetmezmiş gibi. Damadı davulun tepesine çıkarıp âleme maymun ediyorlar, bunu beğenmedim.

- Fener maçının hakemi düğünün de önüne geçti, Federasyon önlem alsın, genç çiftlerin bu mutlu gününe gölge düşmesin.

- Devamı "Teferruat Köpekleri"nin resmiyle birlikte...

1 Nis 2008

Çupi

Çupi, Beşiktaşlı Ömer Güvenç'in jübilesinin ardından şu satırları döktürmüştü, 15 Ağustos 1982 tarihinde, Milliyet'teki köşesinde:

"İstanbul bazı sporcuların gidişinde "dut yemiş bülbül"e döner. Hoş İstanbul'da dut ağacı da kalmadı ya... Şimdi bülbül kapitalistleri, sevgili bülbülleri için şöyle bir perhiz reçetesi uygulayabilirler: 'Ne yersen ye lan...'"

İstanbul ve İstanbul'un; toprak sahalarda, markasız formalar ve meşin toplarla oynanan "eski" futbolu da Çupi'nin gidişiyle "dut yemiş bülbül"e döndü. Ama Çupi en azından, dünya gözüyle Rıdvan Dilmen'in Altay'a attığı o müthiş golü seyredebildi, çok sevdiği Fenerbahçesi'nin ezeli rakibi Galatasaray karşısında 3-0'dan çevirdiği maçın yazısını yazma zevkine nail olabilidi. Gözü açık gitmemiştir...