16 Kas 2011

3 Kas 2011

Gel babaya


Arzu ederseniz hediyem olarak size bir selam gönderirim.

20 May 2011

Bazı fotoğraflar





"Bazı fotoğraflar (örneğin Virginia Woolf'u yirmi yaşındayken, yandan gösteren şu ünlü fotoğraf gibi) öyle kusursuzdur ki, yansıttığı canlının, salt bu fotoğrafın çekilebilmesi için yaratılmış bir ürün gibi görünmesine neden olur."


Cees Nooteboom, Ritüeller, s.25, Can Y.

12 May 2011

Semaver hep kaynasın

"Semaver, ne güzel kaynardı. Ali semaveri, içinde ne ıstırap, ne grev, ne de kaza olan bir fabrikaya benzetirdi. Ondan yalnız koku, buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi."

Sait Faik Abasıyanık, "Öyle Bir Hikâye", YKY, s.13.

31 Oca 2011

Alaman - 11

"Yaşasın Alaman," dedi Hamdi. "Alaman Kara Bekirden de yaman."

"Alaman bizim kardaşımız," dedi İbrahim İbo. "Silah arkadaşımız. Alamanda ton kadar akıl var."

"Alaman bizim öz bir yoldaşımız," dedi Hamdi. "Aaaah, onun ulu önderi Hitler Paşa bir ölmeyeydi."

"Düşmanları çekemediler onun yiğitliğini de öldürdüler," dedi İbrahim İbo. "Yiğit adam saf olur. Düşmanları onun saflığından faydalanmışlar. Hitler öldüğünde onun yüreğini yarmışlar, tam dört yürek çıkmış göğsünden, hepsi de bir arada."

Yaşar Kemal, Demirciler Çarşısı Cinayeti. Adam Yay. s.252

30 Eyl 2010

Boş Berlin

Andreas Muhs'un "Rest-Berlin" albümünden:


30 Ağu 2010

27 Ağu 2010

20 Tem 2010

Uşak Gotiği

Mefruşatçı Fehmi'nin, hakkında bir zamanlar kolum gibi sazanları eliyle suyunun yüzünden topladığına dair kuyruklu yalanlar savurmaktan kaçınmadığı ama çoktandır kurumuş olan Dokuz Sele Deresi'nin yanıbaşındaki dükkânını açmak için erkenden kalkan Tesisatçı Şeref, Çakaloz Sokak'taki evinden yürüyerek on dakika çeken İsmetpaşa Caddesi'ne çıktığında zıpkın gibi bir sabah esintisi beyaz şilebezi gömleğini yalayıp geçti. Kendisi gibi erken kalkan esnaflardan, erken iş tutan seyyar satıcılardan, okullarına ya da işlerine gitmek için evden erken çıkan öğrencilerden, memurlardan ve odacılardan tanıdıklarına selam vererek tempolu bir yürüyüş tutturan Tesisatçı Şeref, evde sabah kahvaltısı yapmış olduğu halde İş Bankası'nın karşısındaki simitçiden bir tane de simit alıp, Belediye'nin önünden geçerek Mimar Sinan Sokağı'na saptı ve gördüğü manzara karşısında cin çarpmışçasına donup kaldı olduğu yerde.

Zira Mimar Sinan Sokağı'na bakan tarihî Ulu Camii'nin yanıbaşında, şehrin göbeğinde kapkara, korkutucu, görkemli bir gotik kilise yükseliyordu.

Arkası belki yarın, belki yarından sonra...

12 Oca 2010

Ateş başı


Virginia Woolf'un en melankolik kahramanlarından biri olan Joan Martyn dilsizlere dil oluyor, mutluluğun tarifini veriyor:

"Ama annemin dediği gibi en iyi hikâyeler ateş başında anlatılanlardır ve eğer yaşamımın son günlerini, gördüğü acayip şeylerin ve gençliğinde olup bitenlerin hikâyeleriyle bir kış akşamında bütün ev ahalisini susturup kendini dinletebilen yaşlı bir kadın olarak geçirirsem çok mutlu bir insan olacağım."

Virginia Woolf, The Journal of Mistress Joan Martyn

3 Oca 2010

Sanat


Türkçe meali: Niye hepsinin ağzı var dili yok, nasıl oluyor da Eyüp peygamber gibi sabrediyor lan bu yoksullar?

13 Ağu 2009

The Plot Against America

Amerikalı yazar Philip Roth’un "The Plot Against America" adlı romanı son zamanlarda okuduğum en sıkı romandı.

‘Havacılık kahramanı, cumhuriyetçi ve Yahudi düşmanı Charles Lindbergh, savaş yıllarında ABD başkanlık seçimlerinde Roosevelt’e karşı yarışıp seçimi kazansa dünya ve Amerika nasıl bir yer olurdu?’ sorusunun yanıtı, New Jersey’de yaşayan orta sınıf bir Yahudi ailesinin küçük oğlunun gözünden aktarılıyor romanda, olanca berraklığı ve dürüstlüğüyle.

Roth, bağırış çağırış edebiyat dünyasını ele geçiren şen şatır taklacı güvercinlerden biri değil. Dürüst yazıyor, müdaânasız, süte su katmadan, metne kendisi sızmak yerine okur sızsın diye küçük arıklar, su yolları açarak. Kazmayla kürekle girişiyor kısacası, cicili bicili iş makinalarıyla değil. Yeteneksiz sinema eleştirmenleri gibi bitirecem ama, tarih ve edebiyat meraklıları mutlaka bir göz atmalı.

3 Ağu 2009

Film eleştirisi

Sinema eleştirmeni William Kerr, 1955 tarihli "I am a Camera / Ben Bir Fotoğraf Makinesiyim" adlı film hakkındaki eleştirisini kısa tutmuş:

"No Leica! / Leica değil!"

28 Tem 2009

Son söz

Kenzaburo Oe'nin aktardığına göre, yalnızca 1905-1916 yılları arasında ürün veren Capon romancı Natsume Soseki'nin ölmeden önceki son sözleri şöyle imiş:

"Şimdi ölürsem sıkıntı olur."