17 Haz 2012

Her işkembeci benim için Bayram'dır

Hep ben yazacak değilim ya, arada işi erbabına bırakıp kenara çekilmeli. Abasıyanık, işkembeciden bildiriyor:

"Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzilerinin bile...
(...)
Oturduğum apartımanın altında bir sütçü, onun karşısında iki marangoz vardır. Marangozlara hiç işim düşmedi. Nasıl geçindiklerine şaşar kalırım. Akşamlara dek uğraşırlar. Demek herkes benim gibi değil: Öyle ya, tam kırk sekiz senedir marangoza işim düşmesin.
(...)
Sabahları kalktım mı koşarım doğru bir kahveye. Bu kahve tertemiz, yedi sekiz masadan ibarettir. Sessiz insalar gelir gider. Bir köşede bezik, kaptıkaçtı, satranç oynarlar. Sahibi Frenk'le Yahudi kırması bir hatundur. Dünyalar kadar iyi kadındır. Kahvesine girer girmez:
- Bonjur Madam, derim.
- Bonjur mösyö, der, komantalevu?
(...)
Çoğu gün canım yemek istemiyor şimdi. Bizim mahallede bir işkembeci vardır. Temiz adam, çorbası da iyidir. Dükkânı öteki pis işkembeci dükkânlarına benzemez. Kâseleri antika, işkembesi de kar gibi beyazdır.
- Terbiyeli mi olsun Mansur Bey? der.
- Terbiyeli olsun Bayram, derim.
İsmi ister Bayram, ister Muharrem olsun, her işkembeci benim için Bayram'dır.
- Sirke sarmısak koyayım mı Mansur Bey?
- Koyma bugün. Evvelsi gün biraz dokandı, gaz yaptı. Bir limon alsın çocuk, sıkıver.
- Sizin geçen günkü limonun yarısı duruyor.
- Yok be?
Bayağı, çocuk gibi sevinirim limonun yarısının durduğuna. Bayram da bayağı çocuk gibi limonu sakladığına, beni sevindirdiğine sevinir.
(...)"


1 yorum:

fevri hareket dedi ki...

Dünya edebiyatını evet severek okuyoruz ama hiçbir gavurun yazdıkları Abasıyanık kadar adamın içini ısıtmıyor, yüzünü güldürmüyor yahu.

4 yıl önce ne zaman böyle hislere kapılsam, memlekete dönme vakti geldi diye düşünür, yaşadığım yerdeki insanları soğuk ve duygusuz ilan eder, savımı güçlendirmek için de yaşadığım olumsuzları bir bir sıralardım. Ne salaklık teallam