21 Haz 2012

Havalaler Gişesi

Kemer sıkma politikaları, beyaz türkler falan derken aklıma geldi. Bizim Arap, Ahmet Haşim yani, bankada çalışıyor bir dönem. İstanbul'un sularının tadına bakarak hangi kaynaktan geldiğini anlayan bir adamın dört duvar arasında, veznede müşteri eskiterek mutlu olacağını düşünmek kâbil değil tabii. Aşağıdaki mektubu arkadaşı Abdülhak Şinasi Hisar'a yazıyor:

Sevgili kardeşim,  
Bankaya başlayalı sizi göremedim. Ve saat dokuz buçukta girip akşam altıda çıktığımıza nazaran görüşmek bundan böyle de müşkül olacak. Bankanın mektuba lâyık kâğıdı da yok. Onunçün bu kâğıt parçasına yazıyorum.  
Beni 'acreditifs'ler gişesine koydular. Gerçi kolay bir iş, fakat beyaz saçlı ve girdiği gün hesapla alışverişim yok diyene verilecek bir vazife değil. Sıkılıyorum, utanıyorum ve ortada çırılçıbalak duran bir adam gibi olduğumu zannediyorum. Bir ufak Yahudi veya Rum çocuğunun kolayca yapacağını ben burada yanlış yapmaktan korkarak titriyorum. Sonra müşterilerle görüşmek lâzım. Bazıları terbiyesiz, bazıları kaba, bazıları hiddetli, bazıları mağrur, hepsi ile bir meyhaneci çırağı veya bir 'berber' gibi terbiyeli, halim, mütebessim ve hürmetkâr olmak lâzım.  
Bu vaziyete, her şeye rağmen nihayet bir hafta tahammül edebileceğimi zannediyorum. Patlayacağım. pardösümü alıp bir daha dönmemek üzere bankadan çıkacağım saatin hulûlünden evvel size hem dert dökmek, hem danışmak için bu satırları yazıyorum. vaktiniz olursa bana bir dakika uğramaz mısınız? 'Havaleler Gişesi' diye kapıdan sorarsınız.

1 yorum:

Servis dedi ki...

Verdiğiniz bilgiler çok yararlı oldu Tül Perde Modelleri olarak size teşekkür ederiz.