30 Mar 2012

Dost dost diye Dosto'ya


Dosto, "Ecinniler"de kahramanlarından birini pek güzel konuşturuyor, yüz yıl önceden konuya müdahil olup, Fevri'nin bir önceki yorumuyla paralel, yazıcının (şimdilerde aktif feybsuk-tivitır kullanıcısının) kibrine feveran ediyor:

"Geçen yıl bir dergide, (Karamazinov'un) en güzeli yaratma, felsefe yapma çabasıyla yazılmış bir yazısını okumuştum. İngiltere kıyılarında bir yerde tanık olduğu bir geminin batışını anlatıyordu. Her şeylerini yitiren insanların kurtarılışlarını, boğulanların cesetlerinin denizden çıkarılışını görmüştü. Oldukça uzun, kalabalık sözlü bir yazı. Kendisini öne sürmek amacıyla yazılmıştı yalnızca, belliydi bu. Satırların arasında yazarın şöyle fısıldadığı duyuluyordu sanki: 'Benimle ilgilenin yalnızca, o anda nasıldım, ona bakın. Burada anlatılan deniz, kasırga, kayalar, parçalanan geminin kalıntıları neyinize gerek? Güçlü kalemimle yeterince anlattım size bütün bunları. Ölü kolları arasında ölü çocuğunu sıkı sıkı tutan şu boğulmuş kadınla ne diye ilgileniyorsunuz? İyisi mi bana bakın siz. Bu görünüme bakmaya dayanamayıp arkamı döndüğüme bakın. İşte, arkam dönük duruyorum; bakın, dehşet içindeyim, dönüp boğulanlara bakacak gücüm yok; gözlerimi kapıyorum sıkı sıkı - söyleyin bu daha ilginç değil mi?'"


Hiç yorum yok: