2 Oca 2012

Büyük yazarın da canı sıkılır, o da insan

Jonathan Franzen'ın "ıssız ada" deneyini anlattığını nefis denemesinden aktarıyorum:

"(...) Ve can sıkıntısından muzdariptim. Kafa dağıtıcı işlerle ne kadar çok meşgûl olursanız kafayı dağıtma oranları da o kadar azalıyor ve ben bunların dozunu öyle bir artırmıştım ki; on dakikada bir meyillerimi kontrol ediyordum, sarma cigaralarım gitgide kalınlaşıyordu, gecelik içki dozunu ikiden dört kadehe çıkarmıştım ve solitaire oyununda öyle ustalaşmıştım ki, hedefim artık falımın çıkması değil üst üste iki ya da daha fazla kez çıkmasıydı – heyecanı fal bakmaktan çok kazanma ve kaybetme serileri yakalamaktan gelen bir çeşit meta-solitaire. Üst üste kazanma rekorum ise sekizdi."

4 yorum:

LorVeÖtesi dedi ki...

Valla adam benim işteki halimi anlatmış aynı.

keepwalking dedi ki...

anıden içime bi huzursuzluk attı kaçtı.

Adsız dedi ki...

Rehavet hakikaten kurudun kaldın hayırdır çocuğun maması evin kirası derken edebiyat bulut olmasın... Kalemine sarıl

Ben işte ben dedi ki...

Dostum hasta değilsindir umarım bu bekleyişe değer