30 Ara 2011

Bomba

Sabiha Gökçen anlatıyor, 70 küsur yıl geçiyor, memlekette bir şey değişmiyor:

"Dersim’deki uçuşlarım daha heyecanlı olmuştur. Bir iki defa pilot, fakat ekseriyetle rasıt olarak uçtum. Böyle vaziyetler insan harp heyecanını rasıt mevkiinden daha iyi duyuyor. İnsan evvela bombalarını atıyor, bunlar bittikten sonra canlı hedefler görürse, makineli tüfeğe müracaat ediyor. Dersimde ilk bombardımanımın heyecanını unutamam. Cekizeken civarında asilerin topluluğunu haber alıp grup halinde hareket ettik. Ben elli kiloluk bombalarımı grup halinde kaçanlar üzerine attım, isabeti gözümle gördüm ve vazifeden avdette heyecanlı dakikalar geçirdik. …Dersimde uçuş çok heyecanlı idi. Dar boğaz gibi vadiler aşıyorduk… Muhasama meydanında canlı hedef üzerine bomba atmak insana hiçbir acımak hissi vermiyor. İnsan yalnız vazifesini görmek için, aramayı, vurmayı düşünüyor.”

(Bayan Sabiha Gökçen’le Görüştük, 21 Ağustos 1937, Tan)

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Bir yorum veyahut yazında okumuştum. Türkiye' nin yemeklerini ve oradaki arkadaşların dışında hiçbir şeye özlem duymadığını. Yadırgamıştım o zaman.
Nihat Doğan abim diyor ya hani bizim memleketin koyunu bile başka bakıyor aşığım kuzusuna, eşşeğine o hesap yani ben de bu koca kafalı insanlara hastayım
Ama gel gör ki yaşamak bu ülkede sabır istiyor hem de en hayasızcasından. o zaman anlıyorum neden özlenemediğini