21 Eki 2011

Tang için, pamuk helva yiyin

- Biliyorum üstünden çok zaman geçti ama duyuyorum yine de sağda solda. Steve Jobs şöyle dahi, böyle datlı, öyle hakikatlı, bambaşka vizyoner, akıl almaz bir yiğido, kalender bir peygamber yarısı diyenler; neden böyle yapıyorsunuz? Ayıp olmuyor mu?

- Ben pek bilmiyordum, Edward Kienholz şahane bir sanatçı ağabeyimizmiş meğer. Güzel eserler bırakmış bize, bir portatif savaş anıtı olsun, bir bastır koşum yollar doçun olsun; şahane şeyler değil mi? Bakın buyrun. Doçla ilgili şu yazı da iyi.

- Eğer baban salmazsa / Yalandan hastalan gel


- Görsel mi? 16 Kasım 1955, Milliyet gazetesi. Boş zamanlarımda Milliyet arşivinde dolanıyorum, zevkten zevke koşuyorum. Entel youpornu vallahi.

- Kaddafi'nin ölümü ve "resim yoksa ölü yok" anlayışı üzerine, Che'nin öldükten sonra dağıtılan resimlerine bağlayarak: Hurda...

- Manganelli'nin "Centuria"sını okumayan hata eder ama. Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemiyordu.

- Schwarzkopf var ya kozmetikçi, bıyıklı erkekler için badem yağı çıkarsa piyasaya. Sloganı mesela "von Schwarzkopf, für Schwarzkopf" olsa, eğlensek...

- Kuzey Kore'nin lideri var ya Kim İl Jong muydu neyse, Güney Kore medyası onun torununun feysbuk, tivitır şeylerini ele geçirmiş. Oğlan pek moderen, pek değişik çıkmış. Feysbukta millete diktatörlük mü iyi demookrasi mi diye sorduktan sonra kendisi de ben demokrasiden yanayım diyesiymiş. (Eee hadi "diyesiymiş"i başka dile çevir.) (Gereksiz ikinci parantez. Benim bi çok kral abim var Mesut adında. Kendisi Bavyera kırsalının en çok kitap okuyan, en yakışıklı, en kalender adamıdır. İşte bu Mesut Abim, içinde "neden sonra" bağlacının geçtiği kitapları okumuyor, kitabın ortasında bu bağlacı görürse anında bırakıyormuş kitabı. Gıcık oluyor adam o bağlaca, ne yapsın.)

Nihayetinde Hilmi Yavuz dakika ve skor versin, dağılalım:

saat geldi, ondan artık eminim;
o tekinsiz ve o irinli saat,
çalınca, bilirim, yollar cerahat
gibi akacaktır kalbime benim...

Hiç yorum yok: