9 Eki 2011

Acı soslu kızıl Sonja

Patates Klaus'un yakası açılmadık beyanatına hedef olan acı soslu kızıl Sonja'nın meyhanenin önünden kırıtarak geçişinin her gün tekrarlanan bir aktivite halini alması, emeklilik ikramiyeleri karşılığında heyecanlanma yetilerini devlete devredip, biteviye tekdüzeliğe fit olan bizim ihtiyarlar açısından ferahlatıcı bir gelişmeydi. Bense bambaşka bir radyonun dalgasıydım o yıllarda, bir gün Patates Klaus’un iddiasının doğru olup olmadığını kontrol etme bahanesiyle, masadaki açılmamış sigara paketimi de alarak ardına düştüm acı soslu kızıl Sonja’nın. Sonjaların en körpesi, en cilvelisi, en şeytanîsi parke taşlı ara sokaklara saptı, işlek ana caddelere girdi, balkonu çiçek dolu evlerin önünden geçti ve mahallemizin göbeğini bir çıban gibi işgâl etmiş olan alışveriş merkezinin kapısında durdu. O güne kadar sadece bizim meyhanedeki ihtiyar kadınların içtiğini sandığım, uzun boylu sigaralardan birini ağzına götürdü, etrafına baktı ıslak ıslak, sonra yaktı sigarasını. Tarih kitaplardan değil, yaşayarak öğrenmeyi tercih eden kuşağın bir mensubu olarak gurur doluydum o anda. Berlin Blokajı denen şey tam da bu olmalıydı. Acı soslu kızıl Sonja’nın gözlerini, duruşunu, sigarayı içişini, etrafını süzüşünü; sıkıcı bir sanat filminin orta yerinde patlayıveren vahşi bir sevişme sahnesi gibi seyrederken tamamıyla bloke olmuş durumdaydım. Bırakın hava köprüsünü, uzayın derinliklerinden kement atsalar beni o blokajtan kurtaramazlardı. Meyhanede şimdi adını unuttuğum ihtiyarlardan birinin buz gibi bir Kasım gecesinde birdenbire serpiştirmeye başlayan kara bakarak söylediği gibi, “Kadının cilvelisi kutup karı gibi gözlerini kamaştırır adamın. Kalakalırsın öylece.” Öylece kalakalmıştım.

2 yorum:

Erkek Egemen dedi ki...

Lezzetli bir parça. Spicy stuff.

Artur Urartu dedi ki...

Doğuz bin doğuz yüz doğsan doğuz kez okumuşumdur herhalde . Mahsülün dadına doyamadığımdan dönüp okuyorum halen.