16 Haz 2011

Muhterem Usta, dünyanın ilk ışınlanma makinesi ve Selman Abi

- Dünyayı kurtaracaktık be Muhterem.
- Dünyanın da çok sikindeydi ya...

Bu hikâyeye Uşak Sanayi Sitesi'ndeki atolyesinde dünyanın ilk çalışır haldeki ışınlanma makinesini icat ettikten sonra, deneme amaçlı olarak kıymalı pideciye ışınlanan ve 1,5 kıymalısını yedikten sonra yürüyerek atolyesine dönen Muhterem Usta'nın akıllara durgunluk veren keşif macerasından söz etmek için başlamış olabilirim ama laf Muhterem Usta'dan ve onun Sanayi'deki daracık atolyesinden açılınca, o atolyenin gediklilerinden olan ve yukarıdaki diyalogta gördüğünüz ilk cümleyi günde 27 kere sarf etmedikçe huzur bulamayan Selman Abi'nin anlatılması gerekenler hiyeraşisinde önceliği eline alması kaçınılmaz bir hale gelir. Düşünün, öyle bir muamma, öyle bir acayiplikler bütünüdür ki bu Selman Abi dediğim mahlûk, hikâyesinin dünyanın ilk ışınlanma makinesini bulan adamınkinden bile daha ilginç olabileceğine dair yakası açılmadık fikirler geliştirirken, geceleri döşeğe kafanızı koyar koymaz "bu adam nasıl hâlâ hayatta" diye düşünürken bulursunuz kendinizi. Anlatayım...

Hiç yorum yok: