9 Haz 2011

Kiraz kaybına tahammülüm yok

Birkaç kasa daha kiraz kaldı elimizde. Onları da kısa zamanda satıp, bir nefes alabilirsek, şu konulara değinebilirim:

- Muratım gelir Potsdam'dan

Bu yazıda, Murat Belge'nin utanç verici Potsdam yazısından sonra kendi kendime bir tabuyu daha nasıl yıktığımdan, içimdeki Murat Belge sempatisinin nasıl paramparça olduğundan söz edeceğim.

- Dead Drop çevrimdışı paylaşım sistemi

Yine Berlin'den çıkıp hafiften bütün dünyaya yayılan, çok acayip bir şeyden, duvarlara monte edilen usb sitikler vasıtasıyla çevrimdışı dosya paylaşımını olanaklı kılan bu sanat akımından söz edeceğim.

- Kar öyküsü

İlk birkaç cümlesini bundan 7-8 yıl önce yazdığım, karlı bir havada yolculuk eden iki ya da daha fazla kişiyi anlatan öyküyü bitirdim. Düzeltmelerini yapıp buraya koyacağım.

- Post-kolonyal zararsız ve şenlikli multi-kulti söylemi

Bu yazıda, Kiran Desai'nin taze okuduğum bir romanından hareketle, Desai'ye fazla bulaşmaksızın, son 15-20 yılın göçmen edebiyatı ve sinemasındaki "tarihsizleştirme, içeriksizleştirme" eğilimlerine çemkireceğim.

- Çılgın Zoe ve Kahraman Amcası

Sürekli çılgınlıklar yaparak başını belaya sokan küçük bir çocukla, her seferinde onu kurtaran ve her maceranın sonunda böyle şeyler yapmaması gerektiğini öğütleyen amcasının hikâyelerini içerecek bir tefrika.


- Lan fikirsiz, bunları yazana kadar, maddelerden birini yazıp bitirecektin.
- Hacı doğru diyosun da, ekmeği böldüm ikiye, çağlaları ikiye ayırıp arasında doldurdum, bastım üstüne de tuzu, nasıl güzel oldu biliyon mu. Bi ısırık al, daha aklına blog mlog gelmez. Sen olursun ayaklı bir blog...

3 yorum:

LorVeÖtesi dedi ki...

Aslansin kaplansin.

medgallis dedi ki...

özet geçmene bile hastayım.

Erkek Egemen dedi ki...

Hacı kar öyküü geldi. Pamuk'un tütüsü kokulu yâri nerde?