3 Haz 2011

İmajinasyon sevdalısı lüzumsuz bir adam

Bugünlerde ayıptır söylemesi, kiraz toplamaktan fırsat kaldığı zamanlar, Sait Faik'in evvelden bölük pörçük okuduğum öykülerinin tamamını içeren, YKY'nin 2006'da sınırlı sayıda ve bir kereye mahsus olarak bastığı "sağlığında yayımlanmış tüm öykü kitapları"nın içinde olduğu "Öyle Bir Hikâye"yi okuyorum. Sait Faik sanki, hep adı saygıyla anılan ama öyküleri pek okunmayan ya da bilinmeyen bir adammış gibi gelir bana, üzülürüm. Zira kendisi hakikaten Türkçe'nin en büyük öykü yazarı. Her cümlesinden, her kelimesinden kış güneşi gibi edebiyat lezzeti sızıyor, sarıyor sarmalıyor; bu lüzumsuz adam, basitliği ve rafineliğiyle, iddiasını iddiasızlık üzerine kuruşuyla benim diyen yazar adayını armut ağacı gibi silkeliyor.

Tam da bugünlerde şu videoyu keşfedince deliye dönmez mi insan. Orhan Kemal'in zarafetine bakın, nüktedanlığına, hikâyeyi anlatışındaki içtenliğe ve tabii "imajinasyon" sevdalısı Sait Faik'in realistlere laf sokuşuna.

2 yorum:

Erkek Egemen dedi ki...

Orhan Kemâl'in üslûp, Türkçe harika da kiraz nereden çıktı be hadjı be?

Rehavet dedi ki...

egemen müdür,

sana da şiir yazdım:

yalana dolana meylimi bilirsin
neden bana kiraz sorarsın

aşık rehavî