17 May 2011

Rusların sıcak denizlere inme isteği

Ruslar, evet, sıcak denizlere inmek ister. Soğuk terbiye eder zira, sıcak gevşetir. Soğukta donan su saatleri gibidir o diyarın evlatları da, şöyle okkalı bir yumurtapişiren güneşinin altında fıldır fıldır dönmek isterler. Soğuk, hem, tekdüzedir, hapseder, iflah keser, 'ev hayali'nin buğusu küçük tüpte ısıtılan vicks gibi genzini yakar rusların. Sıcağa inmeli, evden ayağı kesmeli, yalınayak kumlara devretmelidir vücudun yükselen voltajını. Ben ruslar olsam, ben de inmek isterdim sıcak denizlere. Ten teması kesilir soğukta, göz yaşartır, ayak üşütür, alkole başlatır soğuk. Ruhun tesettürü dalga dalga büyüyen, esaslı bir teessüre dönüşür de farkına bile varmazsınız. Disiplinle boşvermişlik bir sarkacın iki ucundadır, sallanır durur buradan o yana, oradan bu yana.

Öte yandan; tepeden bakınca, sıcak denizlerin cümlesinde ‘salıvermek’ namlı sandallar, ‘boşvermek’ bayraklı kotralar, ‘şen şakrak’ takalar görünmekteymiş silme. Sanıyormuş ki ruslar, bir inen, bir daha çıkmak istemeyecek, üstlü altlı kullanım haklarını komple devredip denizler hakimi barbaros'a, daha da uğramayacaklarmış buzlukta unuttukları varoluşlarına. Soğuk zekayı keskinleştirir, ondan kurtulmakmış dertleri biraz da.

Oysa soğuk hayalgücünü de körükler be ruslar, soğuk iyidir. Sen orada öyle iyisin ruslar, ben de burada böyle.

Hiç yorum yok: