19 May 2011

Ödül alan Philip Roth ile buna bozulan Carmen Callil

Üç-dört senedir verilen ve kitaba değil külliyata göre ölçüm yaptıkları Man-Booker'ın beynelmilel ödülünü bu sene sevdiğim bir yazar ağabeyim olan Philip Roth kazanınca aldı beni bir sevinç. Hemen mahalle bakkalına koştum, yarım kilolok pötibör bisküvi aldım. "Yiğenim Bifa veriyim daha ucuz," dediyse de bakkal, kulak asmadım, "Eti olsun abi," dedim. İki paket de kalitelisinden meyve suyu alıp hepsini bi güzel gazeteye sardırdıktan sonra (bakkal gerizekalısı gözcü'ye saracaktı paketi, "hacı ağbi yabana gitcek paket," deyince dolaptan gıcır gıcır okunmamış cumhuriyet ve zaman çıkardı, özel müşteriler içinmiş, ikisine birden sardı, "abi helal olsun," dedim, "huzur ve sükûn ortamını iki dakkada sağlayıverdin"), içine de bir not yazıp paketi Roth'a gönderdim. Eve giderken, Bank Aska 1. Lig play-off müsabakalarının tam tarihini öğreneyim diye iddaa bayiine girmiştim ki, bir de ne göreyim. Maç skorlarının aktığı ekranda bir haber, Man Booker jüri üyelerinden Carmen Callil, ödül Roth'a verilince jüriden çekildiğini açıklamasın mı? Kaynar sular döküldü başımdan aşağı, o şaşkınlıkla Porto-Braga maçına üst verdiğim kuponu bile yatıramadan eve geçtim haberin ayrıntılarını okuyayım diye. (Kuponu yatırmadığım iyi olmuş...)

Carmen abla acayip gider yapmış Roth'a. İleri geri konuşmuş. Diyor ki:

"Her kitabında aynı mevzuyu çiğneyip duruyor. Sanki tepenize oturmuş da nefes alamıyor gibisiniz. Ben onu yazar olarak bile görmüyorum. Listeye almayacağımı da söylemiştim baştan, adını adaylar listesinde görünce şaşırdım. Listede sevmediğim tek isim oydu. (...) Yirmi yıl sonra kimse onu hatırlamayacak."

Böyle gidiyor Carmen ablanın beyanatları. E hadi listedeki diğer isimleri de yazayım da değerlendirmeyi siz kendiniz yapın madem:

Hiç yorum yok: