2 Eyl 2010

spil günlükleri

gizli bir tarikatın dipsizkuyular semtinde yapılacak ayinine cevaz vermeyen yöre halkı sefertasları ve sustalılarla üçüncü kata baskın vermiş, direnenleri elma kabuğuyla boğmuşlardır su katılmadık bir vurdumduymazlık hali içinde. vecd halinden ilâbillah uzak olan semerkantlı âlimlerin, bilâistisna, tümleyeni olmayı reddettiği türden bir kamaşma halidir ki bu, sepetine kuru inciri dolduran soluğu limanda almış; okyanus aşırı gemilerde yer bulmak daha da zorlaşmıştır. servetinin dayanağı sorulan geçkin kadının eşkem köşkem oturadurmasına geminin en derin kamarasında, sustalıların en zehir dillisi dahi engel olamamış; tonlarca domates de helâk olmuştur mütareke yıllarında. tek bu olsun kaygımız diyenlere de, aklî muvazenenin koordinatları bildirilmiş, kerevetine çıkılamadan zayî olunmuştur bir kasavet hali içinde.
kerterizden bîhabersiniz, taannüt hep dipdiri; olagelmiş!...

gemilerin mendireğinde ilelebet süregidecek bir ev özleminin gurursuz habercisi niyetine öpüp başına koyduğu tayfanın iki buçuk çiziktir ki, gizli ayinlerin sonuncusu da o çiziklerin sonuncusuna atılan ilk çentiğin şafağına tekabül etmiştir. hayırsız nisan aylarında sulu sepken nümayişlere gark olan yöre halkının, tek tabancalığa soyunmuş tayfayı yer ile yeksan eylemesinden meusliyet duyanlara, pantolonunun göt cebinde taşıdığı üç atımlık barutla yanıt vermiş kazancı; okyanustan çıkarılamamıştır daha bugüne dek. buzukisinin tek teli kopası, daha iflâh olmadı, der ihtiyarlar; bir vecd halinden ebediyen uzak olmaya mahkûm olanları hele de.
ne mümkün toparlanmanız, zihin topaçtan beter; olagelmiş!...

defaeten bayraktarlığa soyunmuşların en son gizli demlenmesine ne kadar içerlese azdır yöre halkı da, perukçu dükkânında tezgâhtarlık yapan bir oğlanın tayfa yazıldığı debdebeli yük gemisinin en dip kamarasında unutulmuş bir avuç mandalina kabuğundan çıkarabildiklerimiz de bu kadardır, deyip çıkmıştır işin içinden o tek bacaklı kaknem karı. tek ses etmeden gelip geçen gizli tarikat mensuplarının yüzü yerden kalkmayanlarının, bilâistisna, bölük pörçük bir ev hayalinin sırını kemirdikleri de iliştirilmiştir kaptanın atlas'a atlas olmuş seyir defterine.
dipsizliği sonsuzluk sanırsınız, ne de müteredditsiniz; yakılagelmiş!...

kaplıcası meşhur bir diyarın en köpeksiz sokağından çıkıp, okyanus aşırı üçüncü kat velvelelerine müdahil oluveren bir el, iskeleden sancağa taşıdığı konteynırlar dolusu afakana gömülüvermiş, daha da dirisi gelmemiştir hint diyarından. kokusunu duyanın rufailere karıştığı rivayet olunan taşlı bir tarlanın kuytusunda bir boğuntu hali içinde icra edilen ayinden arta kalanlara dipdiri cennet elmalarıyla hücum edilmiş; kerevetsiz kalan ihtiyarlar en dipteki kamaralara nakledilmiştir acımasızca. okyanus aşırı gemilerde yer bulmak gitgide zorlaşırken, mütareke yıllarından geriye kösnül bir karının edep yerine dokunurkenki aldırışsızlığı kalmıştır.
dermanı sokakta bulmuşsunuz, azamet yerli yerinde; olagelmiş!...

1 yorum:

medgallis dedi ki...

şiir...