20 May 2010

3

Mobilyaları, duvar kâğıdı, dekorasyonu, hattâ belki insanları bile 70'li yıllardan kalmış bir orta sınıf evinin salonu. Berjer koltuklar, kadife kılıklı kanapeler, bir adet kütüphaneli divan, sararıp solmuş duvar kâğıdı, hantal görünümlü, Kayseri işi kakmalı yemek masası ve etrafındaki sandalyeler. Kütüphaneli divanda yan yana oturan üç kişi var. En sağda, orta yaşın üstünde, bıyığı sararmış, taşradan birkaç günlüğüne ziyarete gelmiş bir akrabayı andıran, gri süveterli, kumaş pantolonlu, kasketli bir adam. Onun yanında aşağı yukarı aynı yaşlarda görünen, başında saçlarının ancak yarısını örten beyaz başörtüsüyle, iyi giyimli bir kadın. En solda ise bu ikilinin oğulları yaşında görünen, siyah kot ve tişört giymiş yeniyetme bir genç.

Sağdaki adam önündeki sehpayı kullanarak itinayla cıgaralık sarıyor. Sehpada ayrıca uzun zamandır oradaymış gibi görünen üçten fazla Türk kahvesi fincanı, birkaç dağınık gazete, bir televizyon kumandası da var. Kahve fincanlarının bazıları ters çevrilmiş. Kadın üzgün ve öfkeli görünüyor. Sabit gözlerle yere bakıyor. Oğlan ise sanki televizyon seyredermiş gibi ama televizyonun sesi duyulmuyor.

Adam sardığı cıgaralığı ağzına götürüp, "Yeğenim bir ateş patlat bakalım," diyor, divanın en solundaki gence. Genç önce dönüp boş gözlerle adama bakıyor, sonra gördüğü şey dünyanın en doğal şeyiymişçesine yerinden kalkıp gözden kayboluyor. Anne hiç başını çevirmeden bir şeyler mırıldanıyor:

"Bunun için mi çağırdım seni ben? Boyun devrilsin kardeş gibi..."

Adam yanıbaşındaki kadına sanki bir meczuba bakarmış gibi, küçümseyen, acıyan gözlerle bakıp, cevap vermiyor. O esnada elinde kibrit kutusuyla oğlu yeniden salona giriyor. Kutuyu dayısına verip, eski yerine oturuyor. Dayısı ağzındaki cıgaralığı yakarken, kadın bu kez oğluna sesleniyor:

"İnsanda utanma olur biraz. Babandı o senin baban. Yatalak hasta gibi oturuyorsunuz bütün gün. Kadın başıma ben mi çıkıp arıycam bu adamı? Ben mi düşecem peşine? Konu komşudan da mı utanmıyorsunuz?"

Oğlan gözlerini televizyondan ayırmadan yanıt veriyor annesine:

"Konu komşu mu kaldı ki anne?"

Kadın tepki vermiyor. Dayı cıgaralığından üst üste birkaç nefes çektikten sonra, çatallaşan bir sesle yeğenine bakıp, "Yeğenim sinirsiz yerinden kestirdin herhalde bu sefer. Kafa merasim yerine döndü Allahıma," diyor.

Hiç yorum yok: