4 Eki 2009

Rakım Çalapala'nın ölümsüz eseri "Yeşilay Haftası"

Tanıyanlar bilir, parayla pulla işi olan bir adam değilim. Ama şöyle topluca, bir seferde malı götürsem, erken emekliliğin tadını çıkarsam da fena olmaz diye düşünüyorum ara sıra.

Şimdi bakıyorum Türk televizyonlarına, klasik romanların uyarlamaları acayip tutuluyor, ehil senarist çocuklar maşaallah 150 sayfalık kitaptan en az 150 saatlik malzeme çıkarıyor, milletin aklını alıyorlar. Öyle ki herkes neticede Behlül'le Bihter'in halvet olacağını bile bile, oturuyor aylarca 'Behlül acaba Bihter'in ifadesini alacak mı, alacaksa ne zaman ve ne şekilde alacak' merakıyla diziyi izliyor. (Bu dizinin sevişme sahneleri esnasında bazı evlerde Orkid reklamı gerilimi de yaşanıyordur kesin. Öksürükler, oğlanı su almaya göndermeler, panik yaşadığını belli etmeden kumandayı eline alarak sanki çok normal bir şey yapıyormuş gibi aceleyle kanal değiştiren ebeveyn figürü, iki saattir önünde açık olduğu halde tek satır yazmadığı matematik ödevine birdenbire devam etmeye karar veren çocuk falan...)

Neyse, şimdi ben de, bu doğrultuda Rakım Çalapala'nın ölümsüz eseri "Yeşilay Haftası"nı televizyona uyarlamak istiyorum. İlkokul kitaplarımızı ve ünite dergilerimizi muhteşem şiirleriyle renklendiren Çalapala ustamızı da genç kuşaklara tanıtmış olacağız böylece.

"Yeşilay Haftası" adlı eserimi mümkünse Teoman yönetsin istiyorum. Rakı şişesi rolünde Tamer Karadağlı, cigara izmariti rolünde Sibel Can, enjektör rolünde ise elbette Nuri Alço oynamalı. O Nuri Alço ki, bir filminde canı sıkıldıkça iki tokat aşk ettiği zavallı Ahu Tuğba'ya, "Sen horlandıkça közleşen bir kahpesin," diyebilmiştir.

"Yavrutürk Şiirleri"ni de Aydın'la Memet uyarlasın artık... (Mesela bizim Ramazan Kurt'un muhteşem şiirleri de televizyona uyarlanabilir.)

Hiç yorum yok: