20 Tem 2009

Cönk



Geçen hafta, Saray’a yapılan tosun baskınından çok, saray müdürü Dilberim İlber’in tavrına gıcık oldum. Bloga bir şeyler girecektim, araya başka şey girdi. Clash’n bi şarkısından alıntı yapacaktım, hiç değilse onu yazayım şuraya:
‘He who fucks nuns, will later join the church.’ (Bugün rahibelerle düşüp kalkan, yarın kilisenin has adamı olur.)

Aksi yöndeki onlarca bilirkişi raporuna (bazıları bizzat polisin raporları) ve daha önce iki kez beraât etmiş olmasına rağmen, Pınar Selek'in Mısır Çarşısı hikâyesinden ötürü yeniden yargılandığı ülke. İtinâyla hayat karartılır.

Çok değil on yıl önce falan evlerde sigara koleksiyonları olurdu, Uşak-İzmir yolunda paketler biter, hastane koridorlarında cüvara içerek beklenirdi muayene saati... Memleket değişiyor herhalde. (Nereye değişiyor lan, Pınar Selek dedik ya... Taş atan çocuklar, dağlıca baskını, ergenekon, ibrahim erkal, erol evgin, ziya şengül...)

Bu arada sizinle birlikte olmadığımız dakikalarda Ekşi Sözlük’ten istifa ettim, tazminatımı vermedikleri için hep beraber CAS’a gidecez. Del Bosque ve Aragones; Erol Evgin’i de aralarına alıp grup kursa, Besame Mucho’yu, Sevdan Olmasa’yı falan söyleseler, satış rekorları kırar vallahi. (Erol Abi de ne hakikatli, ne cevval insandır değil mi?)

Hürriyet’in seçtiği en seksi (‘seksi’ hakaret kelimesi olmamış mıydı lan, yine mi değişti?) 50 erkek arasında idollerimden Arif Susam ve Gökmen Özdenak’ı göremeyince beynimden vurulmuşa döndüm. Ayriyetten, Türkiye’nin en seksi erkeği hiç kuşkusuz Gerçek Kesit’teki sarı bıyıktır. ‘In Sarı Bıyık we trust.’

Buradan bağımsız olarak değinmek gerektiğini düşünüyorum ama yazamazsam buraya not düşmüş olayım, Amerikalı romancı Philip Roth, 2004 tarihli ‘The Plot Against America’ adlı romanıyla aklımı aldı, armut ağacı gibi silkeledi beni. ‘Malina’ bir yana, son zamanlarda okuduğum en güzel şeydi.

Ne olduuu, ne olduuuuu...

Hiç yorum yok: