12 Mar 2009

Etik ne yana düşer Bayan Shafak?

“Hiç okudunuz mu?’ dediler, ‘Hayır okumadım’ dedim. Uzun süre okumadım. Ben reklam yapılan kitapları çok geç okuyorum. Kendisi de sordu, ‘Okumadım, ben sizden bıktım zaten’ dedim. Çok görünen yazardan hoşlanmıyorum galiba."

Bunlar Adalet Ağaoğlu'nun Elif Shafak hakkındaki düşünceleri. Tabiî Ağaoğlu öyle durup dururken, polemik olsun diye konuşacak bir insan değil. Bakalım neden gerek duymuş bunları söylemeye.

Biliyorsunuz Elif Shafak dünyada hamileliği zor geçen ilk kadın olduğu için, kendi deneyimleriyle ilgili bir kitap yazmış, sağda solda önüne konan her türlü mikrofona göz süzerek, gebelik hususunda pek derûnî beyanatlar vermiş, nihayetinde de nurtopu gibi bir evlat doğurduğunu yurtta ve dış temsilciliklerde duymayan kalmamıştı. Yakında muayyen günleri, çocuğunun çok zor geçen çocukluğu, çok zor, oylumlu ve hüzünlü geçen menopoz dönemiyle ilgili de günlük-romanlar yazmasını beklediğimiz Shafak'ın "Siyah Süt" adlı kitabında meğer Ağaoğlu'yla ilgili de bir bölüm varmış. Ama can sıkıcı olan, Shafak bu bölümde hiç utanıp sıkılmadan yalan söylemiş. Ağaoğlu ile yaptığı bir görüşmeyi çarpıtarak aktarmış kitabına. En azından Ağaoğlu öyle söylüyor ve ben bu noktada Ağaoğlu'na inanmaktan yanayım.

Gerçi bu haberi yazan arkadaşın da biraz Türkçe çalışması gerekiyor ama çözebilirseniz, haberin ayrıntısı şurada.

Bu muhterem yazarımızın gazeteci eşi Eyüp Can da bir zamanlar, 'Oğlum olursa adını Hrant koyucam dostlar,' diye vıcık vıcık duygusal yazılar patlatmış; sonra söz konusu oğlana şu uyduruk, üst-orta sınıf, tofucu, suşici Cihangir enteli isimlerinden birini koymuşlardı. Emir Bişeyler'di sanırım...

Şekilci demeyin bana a dostlar, İngilizce kitabını Elif Shafak imzasıyla yayınlayan yazardan ben her şeyi beklerim zaten. Doğruluk, dürüstlük, efendilik, ağırlık; bunlar biliyorsunuz Aşağı Kolombiya yöresindeki derelerin adları.

2 yorum:

Basak dedi ki...

yeni keşfettim sizi, sevdim:)

kemik dedi ki...

ben de okurken bu kadını burnumdan gelmişti; sadece bu kadının boş ve uyduruk reklam kokan kitapları hakkında iki laf edebilmek için sonuna kadar kendime eziyet etmiştim.Hatta kendi sitesinde bu kitapta bir de zamangazetesi hanım olmalı diye bir yorum göndermiştim,çıkmadı.Sırf A. Ağaoğlu için olsa bu yazdıklarınız ,şimdi haklarını koruyamayacak bir sürü yaşamayan yazar hakkında çirkin dedikodularla tıkıştırılmış gibiydi kitap.Bu tür yazarlar için iyiki korsan yayınlar var diyorum.Çünkü bu tür yazarlar da korsan yazarlık yapıyor.