4 Oca 2009

Bana İsmail Deyin

Yavuz Ekinci son yıllarda öne çıkan genç öykücülerden. Piyasada toplanabilecek ne kadar öykü ödülü varsa, en babaları olan Sait Faik hariç, hepsini alarak isim yaptı. Ben ilk kez bir kitabını okumaya muvaffak oldum. Yenilikçi kurgusu ve sade ama taş-yerinde-ağır biçemiyle, ilk öykü olan Sessizlik Kulesi şahane bir aperatif yerine geçti ancak ana yemekler az biraz sasılaştı, dön dolaş aynı yere geldik. Bazı kadın öykücülerde gördüğümüz, ruh sıkıcı, içedönük, tıpkıbasım bunalım edebiyatının daha erkek, daha doğulu, daha Atay-Atılgan soslu bir sürümünün aralardan sızdığını görür gibi olduk. Her durumda "Bana İsmail Deyin" ustalıkla yazılmış, yer yer ipin ucu kaçsa da belirli bir bütünlüğe sahip olan ve bir tür olarak öykünün vaât ettiğini yerine getiren bir öykü toplamı. Ekinci’nin diğer kitaplarına da bakmalı.

Kendi kendime dipnotum da şu olsun: Öykü fazla gıllıgışlı kurguyu kaldırmıyor, teğelleri atıveriyor.

Hiç yorum yok: