23 Eki 2008

Üç Türkçe polisiye


Ahmet Ümit - Sis ve Gece
Celil Oker - Son Ceset
Mehmet Murat Somer - Peygamber Cinayetleri

Yakın zamanda, kısa aralıklarla okudum bu üç kitabı. Kısa notlarla geçeyim.

- En iyisi Ahmet Ümit. Çünkü geleneği has romancılıkla harmanlamayı başaran o. Ben bu arada ilk kez baştan sona bir A.Ümit kitabı okuyorum. Evvelden Radikal 2'de öyküleri yayınlanırdı yavrukurdun, onları da tabii ayıla bayıla okurduk ama romanlarına dalmak bugüne nasipmiş. Türkiye'de polisiye böyle yazılır herhalde. Karmaşık bir olay örgüsü yok ortalıkta ama istihbarat var, polis var, örgüt evleri var, yargısız infazlar var ve bunları soğukkanlılıkla derleyip toparlayan, İstanbul'un polisiyeye de yakışacağını kafamıza kakan bir yazar var. Şimdi filmini izleme zamanı.

- Celil Oker'in dedektif karakteri Remzi Ünal'la "Çıplak Ceset" ve "Kramponlu Ceset"ten tanışıyorduk zaten. Üstad yine formundaydı. Remzi Ünal'ı daha önce yazmıştım zaten, şurada var.

- Her üç romanda da karakterler mütemadiyen kahve içiyor, adamın canı sürekli kahve çekiyor, onlar kahveyi içtikçe içimiz huzur doluyor, Kadıköy'deki birahanenin kahvesi, musluk suyu kullanmadıkları için güzel oluyor. Madam'ın likör ikramı boşa gidince, insan üzülüyor. İstanbul'un madamların evlerine gelenlere likör ikrâm ettiği bir devresi de yaşandı geçti. Türkiye artık Türkler'in ya...

- Peygamber Cinayetleri en fındık fıstık olanı. Yuh artık dedirtecek dizi dizi tesadüflerle çözülebiliyor olaylar, mantık sınırları da zorlanıyor. Türkçesi en özensiz olanı da bu roman aynı zamanda. Bunlar, benim kitabı bir hastalık gecesinde neredeyse tek oturumda okumama engel değil tabii, polisiye dediğin akar gider. Hani gastelerin kısa film tanıtımlarında, "türün tutkunlarına" derler ya, Somer'inkiler o kategoride.

- Olayları çözen zehir hafiyelerimiz sırasıyla: İstihbaratçı, dedektif ve bilgisayar uzmanı/gece kulübü patronu.

- Sherlock Holmes'la yamağı Watson'ın, bir meseleyi soruşturmak için açıkhavada kamp kurmaları gerekmiş. Çadırı kurup uyumuşlar. Gecenin bir yarısında Holmes dürtmüş uyumakta olan Doktor Watson'ı, "Hacı kaldır bakam kafanı ne görüyon?" demiş. Watson göze girecek ya, başlamış yıldızların şeklinden, havanın vaziyetinden binbir çeşit çıkarım yapmaya. Sonra dönmüş Holmes'e, "Nasıl üstad, çıkarımlarım iyi miydi?" demiş. Holmes cevap vermiş: "Ne çıkarımı lan amına kodumun dangalağı. Çadırımızı çalmışlar."

Hiç yorum yok: