10 Eki 2008

Salim Abi'nin adam yaralama hikâyesi

Salim Abi’nin içeriye girmesine neden olan adam yaralama hikâyesini Fevzipaşa Birahanesi’nin duvarlarına poster yapıp assanız, yazıya döküp içeriye her girene birer kopya teslim edip ezberletseniz, kasete kaydedip gün boyu belediye hoparlöründen yayınlatsanız yine de alıkoyamazdanız onu rakı bardağını masaya tüy gibi bıraktıktan sonra, kafasından hiç çıkarmadığı Ecevit kasketini şöyle bir düzeltip birahanenin tahtakurularının bile ezbere bildiği hikâyesini anlatmaktan. Aman aman bir hikâye değildi ama belli ki içine fena dert olmuştu bu ince adamın, kalın sonuçları olan adam yaralama hikâyesi; kimi zaman alacalı bulacalı takım elbiselerini Panama terzisi Sabahattin Ağabey’e teslim ettikten sonra biraheneden de eli ayağı kesilen aşık kardeşimiz Mercan dayanamaz, Salim Abi’yi küplere bindirmek pahasına lafı ağzına tıkardı. Biz o zamanlar, ikinci bir adam yaralama hikâyesinin gözümüzün önünde yeniden sahneye konma ihtimalinden ürker, ışıkları söndürmesi için sahne amirine işaret verdikten sonra mütevazı insanlara aşık olmayı layık görmeyen kardeşimizi karga tulumba kulise alırdık.

Hiç yorum yok: