12 Eki 2008

Güneri

Orhan Pamuk memlekette kadınların ne kadar bastırıldığından, aşık olmalarına bile izin verilmediğinden, her şeyi erkeklerin belirlediğinden, romanında buna değindiğinden bahsediyor. Cıvaoğlu maşallah cıva gibi herif. Efendim Bodrum'da dolaşıyormuş da, "Bodrum'un Çapkınları" diye sergi daveti görünce, du bakalım kimmiş Bodrum'un çapkınları diye içeri girivermiş de, bir de bakmış içeride hep kadın resimleri olmasın mı, efendim aslında kadınlar daha çapkın değil miymiş. Oturup bunu soruyor yüzündeki o iğrenç sırıtmayla. Pamuk bunu kibarca tersliyor, ulan 10 dakka önce ne anlatıyordum ben dercesine Türkiye'de çapkınlık kadınların harcı olmadığı için de yazdım ben bu kitabı diyor, herifin yüzünde hâlâ o aynı iğrenç sırıtık ifade. Bu sırıtma eskiden de var mıydı bilmiyorum ama bunun 90'lı yıllar Türkiye'sinde, Turgut Özal'la birlikte memlekete yerleşen değerlerin bir yansıması, memleketin bir bütün olarak geçirdiği değişimin sefil bir simgesi olduğunu düşünüyorum. Melih Gökçek'ten Güneri Cıvaoğlu'na, Ertuğrul Özkök'ten Okan Bayülgen'e dek hepsinde görebilirsiniz bu iğrenç, sevimsiz, kalp sırıtmanın farklı formlarını. Yüzünüzden uzak olsun...

1 yorum:

fevri hareket dedi ki...

Güneri Bey bence çok yakışıklıııı. onu çok seviyorumçççç...

kendisini geçenlerde Mamma Mia adlı Broadway müzikalini izlerken görme fırsatım oldu. En ön sırada Gülben Ergen'in 5-6 koltuk yanında oturuyordu. Gösteri sonunda içeri bir anda kameralar girdi. Tabi kameralar Güneri'ye değil de Gülben'e yönelik. Gülben yanında kocası suratında 8 metrelik gülümsemesiyle oyuncuları ayakta alkışlıyordu. Derlen Güneri bir vücüt çalımıyla Gülben'in yanında bitiverdi. İkili artık voltranı oluşturmuş, etrafa gülücükler saçıyorlardı. Sarmaş dolaş olmalar falan. Oysa hepimiz biliriz, o gülüş de sarılış da yalan..

sorarsanız show nasıldı diye. berbattı derim. müzikalleri zaten sevmem. bir de üstüne yaptığı her şakadan sonra high five yapan yakası kalkık başında ters şapkası kas yığını amerikalılar olunca içinden çıkılmaz bir hal aldı. zaten oyun boyunca dışarıda havlayan köpeklerin dertlerinin ne olduğunu düşündüm.

e derseniz fevri senin orda işin neydi diye... organize bir cinayete kurban gittim.

ancak showun hemen akabindeki 2 gün faruk bey ile takılmak ilaç gibi geldi. rehavet beylerin de teşrifi ile bu yaka inanılmaz bir hal alacaktır. aralık'ı bekliyoruz ifinim.