23 Şub 2008

Otobüsler

80'li yılların sonu ve 90'lı yıllar boyunca her şey değişti. Muhtelemelen 70'li, 60'lı ve 50'li yıllarda da her şey değişmişti ama beni ve yaştaşlarımı ilgilendiren tam da bu zaman diliminde gerçekleşen sahte şenliklerin getirdiği değişimdi. Her şeyin, hepimizi iki büyük devirmiş ayyaştan beter başımızı döndürecek bir biçimde değiştiği bu süreçte; değişime en çabuk ve en yarayışlı biçimde ayak uyduran otobüsler oldu. O kutsuz zaman diliminde, şehirlerarası yolcu otobüslerinin de her şeyi değişti, ama en çok da yükseklikleri. Günden güne, aydan aya, yıldan yıla yükseldi şehirlerarası yolculuklara tayin edilen otobüslerin boyu. 302'lerin yerini Prenses'ler aldı, sonra Setralar çıktı piyasaya, sonra 303'ler ve tabii ki 304'ler... Henüz serpilen genç bir kız gibi günden güne güzelleşen bu otobüslerin, en çok da boyları uzuyordu. Otobüsler yükseldikçe, otobüse binenlerin ruh hali de düzeldi; yarım saat önce akşamüstü voltasını paylaştığı yerlilere tepeden bakan yaratıklar çıktı ortaya, ben de katıldım onlara. Otobüs yolculukları artık, çamurlu pencerelerden hüzün süzdüğümüz birer sınav olmaktan çıktı, sınananla sınayan büsbütün birbirine girdi...






Yanda görülen bizzat Kâmil Amca'nın kendisi. Her şey aslında onun başının altından çıktı...

1 yorum:

Yurtdışı Eğitim dedi ki...

değişime ayak uyduruyorlar hemde rahat yolculuk ve kaliteli hzmet oluyor.