4 Ara 2007

Dönme dolap dönme!

Avrupa'nın en yüksek dönmedolabı Berlin'de inşa edilecek.

Batı Berlin'in orta yerinde, meşhur Zoologischer Garten yakınlarında inşa edilecek olan dönmedolabın temeli, Pazartesi günü, İzzet Altınmeşe ve Ricky Martin'in de hazır bulunduğu görkemli bir törenle atıldı.

185 metre uzunluğunda olması planlanan dönmedolap, Londra'nın meşhur "London Eye" dönmedolabından 50 metre kadar yüksek olacak ve Televizyon Kulesi'nin (Berlin'in tele-kuşkonmazı 368 m. uzunluğunda) ardından şehrin en yüksek binası olacak. 120 milyon € tutan maliyetin bir kısmı ufak tefek bağışlarla karşılandı. Projeyi yürüten Singapur merkezli şirket, dönmedolap işinin ağababası. Çin'de, Dubai'de, Orlando'da da benzer projeler yürütüyorlar.

2009'da bitmesi beklenen dönmedolabı, hesapça, yılda 2 milyon kişi ziyaret edecek ve adam başı 11 avro bırakmak suretiyle mekanizmanın 6 yılda kendini amorti etmesini sağlayacak.

Lunaparkmış, tatilyaymış, sirkmiş, disneylandmış; bunlara hiçbir zaman iyi gözle bakmamış ve kıllanan adam misali, elde çay bardağıyla yukarıda böğürmekte olan arkadaşlarını izlemiş bir insan olarak, herhangi bir dönmedolap projesinin beni heyecanlandırması mümkün değil; hem bu bloğumuzun şânına da ters düşer.

Ancak bu projenin bir Berlin-sever olarak canımı sıkan, yer yer kendimi tekerlekli sandalyedeki dizleri ekose battaniyeli Kartal Tibet gibi hissetmeme neden olan bir yönü de var.

Berlin tarihinin bir cilvesi ya da lütfû olarak; hâlen "turistik"leşmemiş bir şehir ve biricik karakterini inatla muhafaza eden az sayıda Avrupa başkentinden biri. Lâkin, birleşmeden sonra kotarılan bütün o devasa projelere ve tanıtım hamlesine rağmen; şehrin göbeğinde bile arazi ve emlak fiyatlarının yer yer İstanbul'dan dahi ucuz olması uluslararası sermayenin iştahını kabartıyor ve meteliğe kurşun atan belediye de ister istemez bu geliştirici-güzelleştirici abilere direnemiyor.

Sözgelimi, içerdiği yüksek oranda asbestten ötürü yıkılacak olan Doğu Alman Cumhuriyet Sarayı'nın (Palast der Republik) yerine park, müze ya da sanat merkezi yapılmasına ilişkin öneriler kabul görmedi ve hükümet parayı denkleştirdiği anda; şu anda yıkılmakta olan (bkz. yandaki foto) çirkin yapının yerine Prusya döneminden kalma bir başka sarayın replikasını inşâ edecek, ne gerek varsa.

Tüm bunlar haliyle, Berlin'e daha çok turist çekmek, şehrin ekonomisini canlandırmak için yapılıyor. Ama bu arada, Berlin yavaş yavaş fakir turistler için bir Paris replikası (Potsdamer Platz'a bakarsan "poor man's New York", yeni yapılacak saraya bakarsan "poor man's Paris") ya da yetişkinler için Disneyland haline geliyormuş ne gam!

Dönmedolap projesine çevredeki hayvanların habitatını tarûmar edeceği gerekçesiyle, hayvanseverlerin de karşı çıktığını belirtelim.

Foto: DDP ve ben

Hiç yorum yok: