6 Ara 2007

David'i az daha Lynch edeceklerdi


Doğan Yayın İlkeleri'ne bağlı kalarak attığım başlıktan ötürü af dileyerek konuya giriyorum.

David Lynch bugüne kadar severek izlediğimiz Amerikalı bir yönetmen ağabeyimiz. "The Elephant Man / Fil Hamdi", "Lost Highway / Otoban'da 270 Bastım", "Mullholland Drive / Hollanda Baharat Sürüşü" gibi filmleriyle aklımızı alan Lynch, son zamanlarda Transandantal Meditasyon denen naneye merak salmış, sağda solda bu işin okullarını açıyor, parayı su gibi akıtıyormuş. Akıtsın, dert değil.

Lynch, Kasım ayında da Berlin'deydi. Berlin'in Grünewald ormanındaki Teufelsberg (Şeytan Tepesi: 2. Dünya Savaşı'nda toplanan moloz ve çöplerden varedilen bu yapay tepe, dümdüz bir coğrafyası olan Berlin'in en yüksek noktası oluyor.) yöresinde bir arazi satın alan Lynch, burada kuracağı TM Üniversitesi'nin tanıtımı için teşrif etti şehrimize ancak tanıtımın yapıldığı basın toplantısında her şey boka sardı. (İlgili üniversite binasının iğrenç projesi yan tarafta.)

(Bu arada, bizde de bir aralar Doğan Canku merak sarmıştı değil mi bu Transandantal Meditasyon muammasına? Boy boy ilanlar verirdi gazetelere. Hiç anlamadığım, meraklanmadığım, umursamadığım bir şeydir bu alternatif dinler, tarikatlar, akımlar falan. 'Arayışınızı yiyim,' der, geçerim. Ama muhattabım güçlü kuvvetli, koydu mu oturtan cinsten bir müritse, 'evet abi sizinki de güzel tabii kendine göre, değişik bir yaşam felsefesi' falan diyerek ayak yaparım. Zira ben de Orçunkünekiyet dinine mensûbum.)

Her şeyin nasıl boka sardığına geçmeden önce hafiften bir fılaşbek yapalım. Tom Cruise, kaç zamandır Berlin kırsalındaki Babelsberg Stüdyoları'nda film çekiyor ve filmde Hitler'e suikast girişiminde bulunan Klaus von Stauffenberg'i oynuyor. Bu gıcık herifin bir Scientology müridi olması hasebiyle, Berlin'de örgütlenmeye çalışan bu tarikat bir hayli ilgi çekti son zamanlarda. Çoğunlukla negatif bir ton takınıldı bu Amerikan işi tarikata karşı ve gerek kilise, gere bazı sivil-toplum örgütleri, gerekse de yerel politikacılar bir hayli tatava yaptı Scientology tayfasının niyetleri hakkında.

Tam da bu sırada çıkıp gelen Lynch, zaten 1-0 yenik başlamıştı maça. Ama Lynch'in asıl başını yakan adam Almanya'daki işlerini emanet ettiği gurusu Emanuel Schiffgens oldu.

Aşağıdaki videoda görebileceğiniz gibi, sayın gurumuz Schiffgens, basın toplantısında konuşurken bir ara kendinden geçerek, "Unbesiegbares Deutschland / Yenilmez Almanya" diye sayıklamaya başladı ve milleti de gaza getirme uğraşına girdi. Olayı daha çok bir stand-up gibi takip eden izleyiciler, 'koskoca adamın düştüğü zavallı hallere bak' diye düşünüp gülüyorlardı ki; savaşın uğursuz mirası yüzünden apaçık bir milliyetçiliğin neredeyse ayıp sayıldığı Almanya'nın ruh iklimini yansıtan bir izleyici dayanamayıp, "Ne demek lan yenilmez Almanya?" diye sordu. Başka biri de, "Hitler de bunu istiyordu!" diye kükredi.

Sözde guru hayatının hatasını işte burada yaptı ve, "Hitler de istiyordu ama ne yazık ki başaramadı," deyiverdi. Haliyle ondan sonra kıyamet koptu. Salonda müthiş bir nümayiş baş gösterdi, Almanca bilmediği için olanları şaşkın şaşkın takip eden David Lynch yerinden kalkıp, milleti sakinleştirmek zorunda kaldı ve Lynch'in basın toplantısı bir skandalla sona erdi. (Videoyu 2. dakikadan itibaren izleyin. İngilizce altyazılı.)



Bundan sonra ne olur, Lynch üniversitesini açabilir mi, açarsa da aynı adamla yola devam etmesi mümkün olur mu bilemiyorum ama; bizim memleketin kör bir milliyetçiliğin boyunduruğunda sıkıştığı şu tarih kesitinde, o salondaki bir avuç Alman'ın tepkisi bana iyi geldi. 'Ah şu çılgın Almanlar,' dedim kendi kendime, sonra da bir duble daha rakı içip erkenden yattım.

Hiç yorum yok: