8 Kas 2007

Biyolojik yakıt ne işe yarar?


Çevreciler yazıp çiziyor ama umursayan yok. Bio-fuel dedikleri; bitkiden, tahıldan elde edilen yakıt, gelişmiş ülkelerin işine geldi. Zira böylece daha az fosil yakıt kullanıyorlar, vicdanlarını rahatlatıyorlar, soranlara da 'bak biz de çevreci olduk, bio-benzine verdik kendimizi' diyorlar. Başında 'bio' geçen her şey prim yapıyor ya şimdi.

Oysa kazın ayağı öyle değil. Halka ve Olaylara Gardiyan gazetesinde Monbiot amca yazmış. Bu biyolojik yakıtların üretildiği malzeme bildiğin tarım alanlarında ekip biçiliyor. Mısır ve soya mesela temel ürünlerden ikisi. Haliyle kârlı bir yatırım olduğu için, normalde yiyecek içecek ekimine ayrılan araziler bu işe vakfediliyor. Breziya mesela Lula önderliğinde bu işin başını çeken ülkelerden biri. Eee ne var bunda diyorsanız, demeyin! Bu süreç bu şekilde devam ederse, yakın zamanda dünyada çok ciddi bir açlık sorununa yol açacak. Sözgelimi Monbiot'un aktardığına göre Swaziland halkının yüzde kırkı ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya olduğu halde; hükümet bio-fuel üretilen cassava bitkisinin ekimine ağırlık vermiş ve tarım arazilerinin bir kısmını bu iş için ayırmış bile. Bu tabii minör boyutta bir örnek. Genel resim çok daha kötü.

Dünyadaki tarım alanları sabit olduğuna göre, daha çok tarım ürününün yakıt üretimine ayrılması, daha az gıda üretimi anlamına geliyor. Az buçuk iktisat okuyan herkesin bileceği gibi, bir malın arz miktarı azalırsa, onun fiyatı da artıyor. Buğdayın fiyatının yarım gıdım artması bizim hayatımızı kökten etkilemeyebilir ama dünyanın az gelişmiş ülkelerinde bir avuç buğday için dilenecek milyonlarca insan var. Geçtiğimiz yıl pirinçin fiyatı % 20, mısırın % 50, buğdayınki ise % 100 artmış. Felakêt kapımızda ve her zamanki gibi bu konuda birkaç âkil adam dışında sesi çıkan yok.

Ayrıca, biyolojik yakıtların, fosillere oranla daha az karbon salınımına neden olduğuna ilişkin genel-geçer tezin yanlışlığını savunanlar da var ama o tartışmalı bir konu. Başka zaman değinelim.

Çevrecilerle dalga geçerken bir daha düşünün bence. Aç kalınca üzülürsünüz belki...

Hiç yorum yok: